06 Haziran 2007 Çarşamba

CANIM SARMISAK

Anavatanı Hindistan olan mutfağımızdan eksik etmediğimiz sarmısağın tarihi insanlık kadar eskidir .Tarihin ilk çağlarında Sümerler’in sarımsağı bildikleri ve ilaç olarak kullandıkları elde edilen arkeolojik kayıtlardan anlaşılıyor. Eski Mısırlılar’ın da sarımsağı yediklerini ve ilaç olarak kullandıklarını biliyoruz. Tarihi kayıtlardan Gizek Piramidi’ni yaptıran firavun Keops’un (IV. Hanedan) inşaat sırasında işçilere bol miktarda sarımsak yedirdiğini öğreniyoruz.

Sarımsağı İsrail oğulları Mısır’dan Filistin’e getirdiler. Oradan Anadolu ve İyonya’ya yayıldı. Bu kıymetli nebat ancak Haclı seferleri sırasında ilk defa Fransa’ya getirildi. Ve Avrupa bu suretle sarımsağı öğrenebildi.

Sarmısak bugün dünyanın her tarafında yetiştirilmektedir.

Boyu 70 cm bulur. Temmuz ve ağustos aylarında çiçek açar.

Sarmısak A,B1 B2,PP ve C vitaminleri ihtiva etmektedir. Bileşiminde ALLİCİN ve DİALLYLDİSULFİD adlı iki aktif bulunmaktadır.

Sarımsaktaki kötü koku ihtiva ettiği kükürtten ileri gelmektedir. Bu kokuyu gidermek için sarmısak yedikten sonra bir avuç maydanoz veya bir kahve tanesi çiğnenir.

Sarımsağın ihtiva ettiği yağ (Oleum allicine ) 1944 senesinde J. Cavallito ve J. Bailey adlı iki bilim adamı tarafından keşfedilmiştir. Bu iki bilim adamı elde ettikleri yağa Allicin (06 H 10 OS 2 ) adını verdiler. Bu yağ öyle kıymetli bir devadır ki ,1 miligramı 15 OE penisilinin aktivitesine eşittir.

Hepimizin aklına geliyor. Maalesef mikroplarla iç içe yaşıyoruz. Yiyecekler kontrolsuz. Gecekondu mahallelerinde kanalizasyonlar yollara akıyor. Buna rağmen salgın hastalıklar meydana gelmiyor. Bunun sebebi sarmısaktır. Bizleri salgın hastalıklardan sarmısak koruyor. Yalnızca mikrobik hastalıklardan mı koruyor? Hayır. Avrupa’da ölüm sebebi olarak 1. ve 2 . sırada olan kanser ve damar hastalıklarına karşı da koruyor.

Bugün dünyada en fazla sarmısak yenen ülkeler ararında Bulgaristan ilk sırada alıyor. Bulgaristan’da kanser ve damar sertliğinden ölenleri sayısı Avrupa’ya nazaran 6-7 misli düşük. Tek sebep var. Sarmısak.

İsveçli çocuklar okula giderken sarmısak yiyor. Zira sarımsağın çocukları çocuk felcine karşı da koruduğu anlaşıldı.

FAYDALARI:

1)Ölümlere sebep olan atardamar kireçlenmesine iyi gelir

2)Yara ve çıbanları iyileştirir.

3)Krampları yok eder.

4)Akciğeri,karaciğeri,Safra kesesini ve kalbi kuvvetlendirir.

5)Bağırsak kurtlarını, diğer parazitleri öldürür.

6)Mide ve bağırsakları dezenfekte eder. Zararlı bakterileri yok eder.

7) İştahı açar.

8)Nezleyi yok eder, nefes borusu rahatsızlıklarına,bronşite çok iyi gelir. Veremliler bilhassa sarımsak yemeleri tavsiye edilir.

9)tansiyonu düşürür.

10)Ateşi düşürür.

11)Bağırsak gazlarını ortadan kaldırır.

12)Grip mikrobunu öldürerek vücudu bu hastalığa karşı korur.

13)İdrar yollarında taş oluşumunu engeller.

14)Kalp adalelerini güçlendirir.

15)Kalbi besleyen kroner damarları genişletir.

16)Cinsel gücü arttırır.

17)İdrar söktürür.

18)Vücudu sivrisinek ve haşerelerden korur.

19)Safra salgısının salınımını arttırır.

20)Kabızlığı önler.

21)saç dökülmesini yavaşlatır.

22)Sesi güzelleştirir.

2007 GELINLIK MODELLERI





























































































2007 GELIN SACI MODELLERI


gelin
gelin








gelin gelin gelin

gelin
gelin gelin
gelin gelin gelin

gelin
gelin gelin
gelin gelin gelin
gelin
gelin gelin
gelin gelin gelin


gelin
gelin gelin
gelin gelin gelin

KADINLARDA HAMILELIK BELIRTILERI

Gebelik Belirtileri Nelerdir

Çoğu kadının hamileliğinin ilk bulgusu görülmeyen adet kanamasıdır. Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmayabilir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. En sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler, yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir.

Bazı hamilelik belirtileri hamile olma olasılığınızın bulunduğunu, bazıları ise bu olasılığın yüksek olduğunu akla getirir. Hiçbir erken belirti gebeliğin kesin işareti değildir. Aslında hamileliği kesin kanıtlayan ilk belirti bebeğinizin kalp atışlarıdır ki bu da duyarlı Dopler ultrason ile yaklaşık 10-12' inci haftalar arasında duyulabilir.

HAMİLE OLABİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜREN İŞARETLER

BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Adet kesilmesi Tüm hamileliklerde Yolculuk,yorgunluk,stres,hamilelik
korkusu,hormonsal sorunlar,aşırı kilo alma ya da verme, doğum kontrol hapını bırakma,emzirme
Sabah bulantıları Hamile kaldıktan 2-8 hafta sonra Yiyecek zehirlenmesi,gerginlik
Sık idrara çıkma Genellikle hamile kaldıktan
6-8 hafta sonra
İdrar yolları iltihabı,gerginlik,şeker
hastalığı
Sızlayan,ağrıyan,şiş göğüsler Hamile kaldıktan sonraki
birkaç gün içinde
Doğum kontrol hapları,adet günlerinin yaklaşması
Meme ucu çevresinin koyulaşması ve meme ucu çevresindeki küçük bezlerin kabarması Hamileliğin ilk üç ayı içinde Hormonsal dengesizlik
Önce göğüslerde sonra karında deri altında pembe mavi çizgiler Hamileliğin ilk üç ayında Hormonsal dengesizlik ya da önceki hamileliğin etkisi
Yiyeceklere aşırı istek duyma Hamileliğin ilk üç ayı içinde Kötü beslenme,stres,adet günlerinin yaklaşması
HAMİLE OLACAĞINIZA İLİŞKİN KUVVETLİ İŞARETLER
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Rahim ve rahim ağzının yumuşaması Döllenmeden 2-8 hafta sonra Adet kanamasının gecikmesi
Rahmin ve karnın genişlemesi 8-12 hafta Tümör ve fibroidler
Aralıklı ve ağrısız kasılmalar Hamileliğin başında başlar, hamilelik ilerledikçe sıklığı artar Bağırsak kasılmaları
Bebeğin hareketleri İlk olarak hamileliğin
16-22. Haftasında fark
edilir.
Bağırsak gaz ya da kasılmaları
KESİN HAMİLELİK BELİRTİLERİ
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Ultrasonda bebeğin görülmesi Döllenmeden sonraki 46. Haftada Yok
Bebek kalp atışı 10-20. haftada Yok
Karında hissedilen bebek hareketi 16. haftadan sonra Yok

FENG SHUI TEMEL KURALLAR

EVRENSEL YAŞAM ENERJİSİ

Yaşamın nefesi olan bu enerjinin mekana nasıl üfleneceği çok önemlidir. Chi enerjisi dolduğu heryeri tazeleyeceği ve yaşamla dolduracağı için, mekana nereden girdiği, mekanda nasıl dolaştığı çok önemlidir. Dik hareket eden enerjiler mekanlara çok hızlı girip, çok da hızlı çıktığından fayda açısından tercih edilmezler. Chi'nin dalgalı hareketi arzu edilendir ve mekanlarda bu dalgalı hareketi elde edecek dekorasyon yaratılmaya çalışılır.

YİN - YANG

Yaşamdaki zıtlıklar dengesini anlatır. Doğadaki herşey, her olgu zıttıyla birlikte oluşur, birbirini tamamlar. Yin, dingin, pasif; Yang ise hareketli, aktif anlamındadır. Mekanlarımızda hem Yin, hemde Yang enerjiye ihtiyacımız vardır. Çalışma ortamlarında daha çok Yang, dinlenme ortamlarında ise daha fazla Yin enerjiye ihtiyaç vardır.

5 ELEMENT

Doğada varolan herşey 5 element esasına göre birbirini etkilemektedir. Bu elementler Ağaç, Ateş, Toprak, Metal ve Su'dur. İnsanlar da doğdukları yıllar itibariyle bu elementlerin bir ya da birkaçının etkisi altındadır. Gerek kişiler arası ilişkilerde, gerekse kişinin mekanla olan ilişkisinde element etkileşiminin çok önemi vardır.

Elementlerin arasındaki etkileşim, hem üretici boyutta, hem de birbirini tüketen boyutta olabilir. Üretici döngüyü enerjiyi arttırmak istediğimiz heryerde kullanırız. Örneğin ateş enerjisine ihtiyac duyduğumuz yerde, ağaç elementini kullanarak ateşi besleyebiliriz. Yaşadığımız mekanlarda bu 5 elementin var olmasına dikkat etmeliyiz ve bunların arasındaki dengenin mekanın pusula yönlerinin istediği elementleri vererek kurulabileceğini unutmamalıyız.







ELEMENT AĞAÇ ATEŞ TOPRAK METAL SU
OLUMLU RENKLER YEŞİL, KAHVE, MAVİ, TURKUAZ, MOR KIRMIZI, TURUNCU, SARI, PEMBE, YEŞİL, KAHVE KREM, BEJ, AÇIK SARI, BORDO, TABA, ATEŞ RENKLERİ BEYAZ, GÜMÜŞ, ALTIN, GRİ, TOPRAK RENKLERİ MAVİ, SİYAH, TURKUAZ, MOR, METAL RENKLERİ
DOĞAL TAŞLAR YEŞİM, TURKUAZ YAKUT, MALAKİT KEHRİBAR, SİTRİN PIRLANTA, İNCİ LAPİS, MERCAN
OBJELER AHŞAP, CAM, DOĞAL BİTKİLER, AKVARYUM, FİSKİYE IŞIKLAR, MUMLAR, BİTKİLER, AHŞAP KRİSTAL, SERAMİK, POERSELEN, DOĞAL TAŞLAR, IŞIKLAR BRONZ, PİRİNÇ, GÜMÜŞ, ALTIN, DOĞAL TAŞLAR, KRİZTAL FİSKİYE, AKVARYUM, DENİZ, GÖL, CAM, METAL OBJELER
ŞEKİLLER DİKTÖRTGEN, DALGALI ÜÇGEN, DİKTÖRTGEN KARE, ÜÇGEN YUVARLAK, KARE DALGALI, YUVARLAK
KİŞİLİK ÖZGÜVENLİ, YARATICI, YÖNETİCİ, HÜKMEDEN LİDER, KARARLI, CESUR, ATAK, SABIRSIZ PRATİK, GÜVENİLİR, DİSİPLİNLİ, GİZEMLİ, DENGELEYEN AZİMLİ, İNATÇI, TUTUCU, ROMANTİK, KURALCI ÇEKİCİ, UYUMLU, İKNA EDİCİ, TAŞKIN, ARABULUCU
BESLEYEN ELEMENT SU AĞAÇ ATEŞ TOPRAK METAL
DENGELEYEN ELEMENT METAL SU AĞAÇ ATEŞ TOPRAK

BAGUA - YÖN HARİTASI

Feng Shui uygulamasında zaman içinde değişik ekoller sözkonusu olmuştur. Bunlar içinde, Feng Shui Dünyası olarak bizim benimsediğimiz ve önerdiğimiz ekol, Pusula okulu öğretisidir. En klasik öğreti olan bu ekol, pusulanın gösterdiği yönlere göre mekanı 9 bölüme ayırmayı öngörür. Bu dokuz bölüm hayatımızın 8 önemli boyutunu ve enerjinin çıkış noktası olan merkez bölümünü içine alır. Hepimizin sağlık, aşk, zenginlik vb. gibi hayattan pekçok beklentisi vardır. Ve bu beklentiler Bagua haritası üzerinde yönlerle ifade edilir. Sonra bu yönlerin sevdiği elementlerle o bölgeler beslenir ve denge kurulur.

KİŞİLERİN DOĞUM TARİHLERİ

Doğuştan gelen şans yaşamımızın sadece %33'ünü etkiler; geri kalan şansımız aile, çevre, eğitim faktörleriyle biçimlenir ve tabi ki bizim tercihlerimiz ve çabamızla yüzümüze gülümser. Yani şansımızı yönlendirmek biraz da bizim elimizdedir. Doğuştan getirdiğimiz şansı çözümleyerek doğanın bize sunacağı hem misyonu, hem de olanakları doğru algılar ve daha kaliteli bir yaşam süreriz. Her insan daha doğuştan çok orjinaldir ve orjinalitesinin farkına varıp doğru kararlar aldıkça, istediği herşeye kolayca ulaşabilir.

Kişilerin doğum tarihlerinden hesaplanan Kua numaraları bize onların olumlu enerji aldıkları yönleri gösterir. Yaşadıkları mekanlarda olumlu yönleri gözetilerek konumlandırılması, kişisel elementlerin dengeli bir şekilde kullanılması enerji hareketinin maksimum faydayı getirmesine hizmet eder.

Feng Shui uyhulaması, şansımızı arttırmak için konusunda alacağımız kararlardan biridir.

EVCİL HAYVAN DÜNYASI






MOBİLYA ALIRKEN BUNALRA DİKKAT EDIN

Mobilya alırken dikkat etmeniz gerekenler
Kötü bir mobilya sırt, bel ve ayak ağrıları gibi fiziksel rahatsızlıklara neden olma yanında, kişiyi psikolojik olarak da olumsuz etkiliyor. Bedensel ve ruhsal açıdan dinlenmeye gereksinimi olan bireyin aradığı rahatlığı ve huzuru kullanışlı ve iyi döşenmiş bir mobilyada bulabilir.

Kötü bir mobilya olumsuz fiziksel ve psikolojik etkilerinin yanı sıra kullanışlı da olmaz ve öngörülen süreden önce bozulur. Satın alma öncesinde mobilyanın kullanım amacı, dekorasyondaki yeri ve bütçeye ilişkin değerlendirmelerde bulunulmalı. Çünkü, mobilya seçiminde ihtiyaç, ekonomik durum ve zevk oldukça önemli yer tutuyor.

Ekonomik durumunuza uygun mobilya seçin

Duyuruda, satın alınacak mobilyanın öncelikle kullanışlı, rahat ve uzun ömürlü olması gerekiyor. İşte bazı öneriler:

Mobilyanın döşeme malzemesi dayanıklı olmalı, kolay yanmamalı, kolay temizlenebilmeli.

Mobilya evdeki diğer eşyalarla uyumlu olmalı.

Ürünle birlikte mutlaka garanti belgesi de alınmalı.

İhtiyacın şipariş üzerine karşılanması durumunda satıcı ile mutlaka bir sözleşme imzalanmalı.

Mobilyanın yapımında kullanılan ağacın cinsi, parçaların birleştirme yerlerinin sağlamlığı hakkında bilgi sahibi olunmalı.

Satın alma birden fazla mobilya arasından seçilerek yapılmalı.

Görünüşü güzel olan bir mobilya rahat olmayabilir ya da fiyatı size uygun değildir. Dayanıklı, rahat ve uygun fiyattaki bir mobilyanın da görünüşü güzel olmayabilir. Amaç, en uygun olanı satın almak olmalı.

Yasal bir zorunluluk olmasına karşın satın alınan mobilyanın özelliklerini de içeren kullanma kılavuzlarının tüketiciye verilmediği belirtilerek, satıcıdan kullanma kılavuzu istenmesi, kullanma kılavuzu temin edilemediğinde ürüne ilişkin satıcıdan kapsamlı bilgi edinilmesi gerekiyor
 
eXTReMe Tracker